Paradigma → Zihniyet → Algı → Davranış
Hiç kendinizi aynı durumu tekrar tekrar yaşarken yakaladığınız oluyor mu?
Toplantılarda fikir söylemek isterken son anda vazgeçmek…
Yeni bir sorumluluk fırsatı geldiğinde geri durmak…
Geri bildirim alırken savunmaya geçmek ya da kendinizi geri çekmek…
Çoğu zaman çözümü davranışlarımızı değiştirmeye çalışmakta ararız. Oysa davranış, aslında daha derinde işleyen bir zincirin sadece görünen sonucudur.
Ben bu süreci şu dört katman üzerinden anlatmayı seviyorum:
Paradigma → Zihniyet → Algı → Davranış
Paradigma: En derindeki katman. Dünya, insanlar ve kendimiz hakkında taşıdığımız temel inançlar. Çoğu zaman görünmezdir ama tüm sistemi besler. Örneğin: “Hata yapmak başarısızlıktır” gibi bir paradigma.
Zihniyet: Bu temel inancın günlük hayattaki çalışma şekli. Paradigmanın pratikteki yansıması. Yukarıdaki örnekte zihniyet şöyle olabilir: “Risk almamalıyım, garanti olanı seçmeliyim.”
Algı: Olayları anlık yorumlama biçimimiz. Algı, objektif gerçekliğin fotoğrafı değildir; paradigma ve zihniyet tarafından şekillenen bir yorumdur. Aynı geri bildirim, bir kişi için “Gelişim fırsatı” iken, başka biri için “Yetersizim mesajı” gibi algılanabilir.
Davranış: Zincirin en görünür halkası. Geri durmak, kendini sınırlamak, fazla hazırlık yapmak, konuşmamak ya da tam tersine aşırı kontrol etmeye çalışmak…
Kurumsal hayattan basit bir örnek düşünelim:
Bir toplantıda yeni bir fikir paylaşma fırsatı doğuyor.
Eğer temel paradigmanız “Hata yapmak risklidir” ise;
Zihniyetiniz “Önce tamamen emin olmalıyım” olur,
Algınız “Henüz yeterince hazır değilim” şeklinde oluşabilir,
Davranışınız ise sessiz kalmak olabilir.
Aynı durumda farklı bir paradigma (“Denemek öğrenmenin parçasıdır”) ise bambaşka bir zincir oluşabilir:
Zihniyetiniz “Katkı sağlamak için paylaşabilirim” olur,
Algınız “Bu fikir birlikte gelişebilir” olur,
Davranışınız ise düşüncenizi söylemek olabilir.
Koçluk perspektifinde değişim, davranışın kendisinden önce onu besleyen zihinsel zinciri görünür kılmakla başlar. Çünkü davranışları değiştirmeye çalışmak buzdağının sadece görünen kısmıyla uğraşmaktır. Asıl değişim, kişinin kendi paradigmasını fark ettiği noktada başlar.
Belki bugün kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
Sizi tekrar eden döngülere sokan, farkında bile olmadan taşıdığınız temel paradigma ne olabilir?



