Hiç kendinizi aynı durumu tekrar tekrar yaşarken yakaladığınız oluyor mu?
Kurumların çevik yaklaşımı uygularken başarısız olmasının temel nedeni, çevikliği yalnızca bir süreç seti veya ritüeller bütünü olarak görmeleridir. “Framework tuzağına” düşen kurumlar, çevikliği nihai hedefmiş gibi ele alarak günlük toplantılar, sprintler ve yeni terminolojilere odaklanır; ancak esas dönüştürmesi gereken kültürü,
Hedefler belirlerken, genellikle bitiş çizgisini hayal etmeden yola çıkarız. Oysa şimdi burada size, Merlin Metodu ile zihnimizi direkt zafere programlamayı, başarılmış bir gelecekten geriye bakmayı öneriyorum. Bu yaklaşım, yeni yıl listenizi bir dilek listesi olmaktan çıkarıp, hayatınızın direksiyonunda olduğunuzu kanıtlayan
Kurumsal hayatta “büyümek” denince aklımıza genellikle bir üst ünvana geçmek ya da daha geniş bir odaya taşınmak gelir.
Oysa asıl dönüşüm, o zorlu yönetim toplantısında kimse konuşmazken elini kaldırıp “Bence bu strateji riskli ama denemeye değer” diyebildiğimiz o kısacık anda
İnsan Kaynakları, bugün şirketlerin en yoğun ve en fazla temas noktası olan fonksiyonlarından biri. Talepler hızla değişiyor, öncelikler sık sık kayıyor ve İK çoğu zaman hem çalışan hem yönetim tarafından aynı anda beklenti altında kalıyor. Çevik yaklaşım tam bu noktada
Koçluk, bireyin kendi değerlerini, yani olmazsa olmazlarını netleştirdiği, böylece hayat pusulasını doğru ayarladığı bir dönüşüm yolculuğudur. Bu süreç, sadece anlık iyileşmeler değil, aynı zamanda kişinin hem kendi hayatında hem de çevresinde yaratmak istediği etkiyi tanımlamasını sağlar.
Temelde, ulaşılabilecek hayaller ve
“Bugün gerçekten neye ihtiyacın var?” sorusu, koçlukta basit ama derin bir kapı aralar. Bu soru, kişinin zihinsel gürültüden sıyrılıp, şu anda en çok neye yönelmesi gerektiğini fark etmesini sağlar. Çoğu zaman insanlar “ne yapmalıyım” sorusuna odaklanırken, bu soru “neye ihtiyacım
Çevik IK: Kuraldan güvene, kontrolden öğrenmeye…
Uzun yıllar boyunca İnsan Kaynakları, iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun olarak daha çok süreç, kural ve yapı odaklı çalıştı. Bugün ise odağını insana, öğrenmeye ve esnekliğe yönlendiriyor. Nedeni ise bugün iş dünyasının temposu bambaşka! Artık
Bugünün dünyasında hız, belirsizlik ve değişim artık yeni normal. Şirketler, “en mükemmel planı” yapanlar değil, en hızlı öğrenenler sayesinde hayatta kalıyor.
İşte burada çevik (agile) yaklaşımın “deneme–geri bildirim–uyum” döngüsüyle Lean Startup felsefesi aynı dili konuşuyor.Eric Ries’in Lean Startup yaklaşımı, “yap,
Paola Peretti’nin Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe kitabı son dönemde okuduğum en etkileyici hikayeydi.










